Makalede; gümrük, antrepo ve liman süreçlerinin dış ticaretteki kritik rolü, bu yapıların bütüncül ve uyumlu şekilde yönetilmesinin lojistik verimlilik üzerindeki etkisi, dijitalleşme ve veri paylaşımının süreçlere katkısı ile kamu ve özel sektör iş birliğinin ticaretin kolaylaştırılmasındaki önemi gibi önemli başlıklar ele alındı.
Antrepo, Gümrük ve Liman Süreçlerinin Dış Ticaret ve Lojistik Operasyonlara Etkisi
Küresel ticaretin her geçen gün daha karmaşık ve bütünleşmiş bir yapıya kavuştuğu günümüzde, dış ticaretin sağlıklı ve sürdürülebilir biçimde ilerleyebilmesi; antrepo, gümrük ve liman süreçlerinin etkin, hızlı ve öğrenmeye açık bir yaklaşımla yönetilmesine bağlıdır. 26 Ocak Dünya Gümrük Günü, gümrük idarelerinin ve bu sistemin tüm paydaşlarının dış ticarette oynadığı kritik rolü yeniden düşünmek için önemli bir fırsat sunmaktadır. Gümrükler yalnızca mal giriş ve çıkışının kontrol edildiği noktalar değil; aynı zamanda ticaretin kolaylaştırılması, arz güvenliğinin sağlanması ve rekabet gücünün artırılması açısından stratejik merkezlerdir. Bu merkezlerin antrepo ve liman operasyonlarıyla uyumlu ve bütüncül bir yaklaşımla çalışması, lojistik süreçlerin verimliliğini doğrudan etkilemektedir.
Antrepolar, dış ticaret zincirinin en önemli tampon alanları olarak, firmalara esneklik ve zaman kazandıran yapılar sunar. Doğru planlanmış antrepo süreçleri; stok yönetiminden maliyet kontrolüne, gümrük işlem sürelerinin kısaltılmasından tedarik zinciri sürekliliğine kadar pek çok alanda avantaj sağlamaktadır. Ancak antrepo operasyonlarının gümrük ve liman sistemleriyle birlik halinde çalışamaması, zaman kaybı ve ilave maliyetler gibi riskleri de beraberinde getirmektedir.
Limanlar ise dış ticaretin küresel ağlara açılan kapısı konumundadır. Limanlarda yaşanan sıkışıklıklar, işlem sürelerindeki uzamalar ve altyapıya bağlı darboğazlar, tüm lojistik zincirini etkilemektedir. Bu noktada dijitalleşme, veri paylaşımı ve kurumlar arası koordinasyon, liman-gümrük-antrepo üçgeninde verimliliğin artırılması için vazgeçilmez unsurlar olarak öne çıkmaktadır.
Bugün dış ticaretin temel beklentisi; hız, öngörülebilirlik ve güvenilirliktir. Gümrük idareleri ile özel sektörün iş birliği içinde çalıştığı, risk bazlı denetimlerin yaygınlaştığı ve dijital çözümlerin etkin kullanıldığı bir yapı, hem ülkemizin dış ticaret hacmini artıracak hem de lojistik sektörünün küresel rekabet gücünü destekleyecektir.
UTİKAD olarak, dış ticaret ve lojistik operasyonların daha etkin, öngörülebilir ve rekabetçi bir yapıya kavuşması için tüm paydaşların ortak akıl ve sürekli diyalog anlayışıyla hareket etmesinin büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu çerçevede, UTİKAD’ın Ticaretin Kolaylaştırılması Koordinasyon Komitesi’nde aktif olarak yer alması; Genel Müdürümüz Alperen Güler’in Altyapı ve Lojistik Çalışma Grubunda eş başkanlık görevini üstlenmesi, UTİKAD Başkan Yardımcısı ve UTİKAD Gümrük ve Antrepo Çalışma Grubu Başkanı olarak benim ve Çalışma Grubu Başkan Yardımcımız Burak Öztürk’ün ve çalışma grubu üyelerimizin UTİKAD’ı temsilen birçok toplantıya katılım sağlanması, sektörün sahadaki ihtiyaçlarının karar alma süreçlerine yansıtılması açısından son derece kıymetlidir. UTİKAD olarak bizler, ticaretin kolaylaştırılmasına yönelik politika ve uygulamaların geliştirilmesine katkı sunmayı temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Başkanlığını yürüttüğüm UTİKAD Gümrük ve Antrepo Çalışma Grubu bünyesinde; gümrük ve antrepo uygulamalarında karşılaşılan sorunların tespiti, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve sektörün güçlendirilmesine yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. 26 Ocak Dünya Gümrük Günü vesilesiyle, ticaretin önündeki engellerin azaltılmasına, süreçlerin sadeleştirilmesine ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen bir lojistik düzeninin oluşturulmasına katkı sağlayacak her adımın sektörümüzün geleceği açısından büyük değer taşıdığını bir kez daha vurgulamak isterim.
Makalenin Hizmetix Dergisi’nde yayımlanan versiyonunu incelemek için tıklayınız.
(sayfa 78)
Makalenin Hizmetix Dergisi’nde yayımlanan versiyonunu incelemek için tıklayınız.